Altındağ belediyesi tarafından restore edilen mahalledir. eski ankara evleri, konakları ile hoş vakit geçirebileceğiniz mekanları bulabilirsiniz. Yakup Kadri’nin Ankara’sını anımsar gülümsersiniz.
bence en önemli özelliği, henüz mahalle havasının yitirilmemesidir. turist çekmek için evleri restore edip mahalleyi boşaltma yersizliğine düşülmemiş. kapının önünde teyzeleri görebilir, sokakta oynayan çocukların topuna müdahale edebilirsiniz… keyifle gezeceğiniz sokaklar bile yeter size. bir süre de olsa beton yığınlarından kurtulup, Kızılay'ın sıkışıklığından kaçabileceğiniz, farklı bir havada haftasonunu geçirebileceğiniz mahalledir.
Tunalı Hilmi
Tunalı Hilmi Caddesi, Ankara'nın Çankaya ilçesine bağlı Kavaklıdere semtinde bulunan bir caddedir. Caddede mağazalar, restoranlar ve gençlerin daha çok ilgi duyduğu kafe tarzı işletmeler vardır. Ankara'da sosyal yaşamın önemli merkezlerinden sayılır. Tunalı Hilmi Caddesi, ismini TBMM üyesi Tunalı Hilmi Bey'den almaktadır. Kuğulu park da bu cadde üstündedir. Ünlü markaların mağazaları bulunur. Caddede trafik tek yönlüdür ve yoğundur.

Kesinlikle bir tikky mekanı değildir Tunalı Hilmi caddesi! caddenin başında bulunan "Karum" ve yine sonu Tunalı Hilmi caddesiyle birleşen Arjantin Caddesi bahsedilen tikky mekandır. Tunalı ise Ankara'nın ne kadar serseri insanının olduğu yerdir. özellikle caddenin paraleli olan Tunus tikky düşmanıdır.
tabi ki orası da normal bir caddedir bi espirisi yoktur fakat oraya gidip geldikçe oraya giden diğer insanlarla tanışırsınız, bir "Tunalı çevreniz" olur. yürürken adım başı bir arkadaşınıza rastlarsınız ki bu gayet zevkli bir olaydır. Ankarada yaşamadan bunu anlamanın olanağı yoktur. Orda burda oturup içki içtiğiniz bir yerdir. Çoğu insan birbirinin eski sevgilisidir. yürürken karşılaştığınız bir arkadaşınızı en son gördüğünüzde kaykayla ordan burdan atlıyor olabilir.
Kuğulu Park
Kuğulu parkın bulunduğu arazı, park olmadan önce içinden dere geçen kavaklık bir araziydi. Tunalı Hilmi Caddesi'ni de kapsayan Kavaklıdere semti, ismini bu dere ve kavak ağaçlarından alır. Arazinin güney tarafında Polonya Sefaretinin bahçeleri, kuzeyinde ise Kavaklıdere Şarapları'nın sahibi Cenap And'ın 1955'de yaptırdığı Sevda ve Cenap And Evi vardı. Kavaklıdere'den arta kalan gölet ve çevresi arazi 1958'de Ankara Belediyesi tarafından park haline getirilmiştir.
Günün her saati başka bir kesimi ağırlayabilen, Kavaklıdere'nin caanım Parkı. Buraya Sabahları yaşlılar ve çocuklarını gezdiren anneler, öğleden sonraları okul çıkışı geyiklemeye gelen liseliler, aksam gibi iş çıkışı nefes almak isteyenler, geceleyin ise içki içip, çekirdek çitleyip muhabbet edenler gelir.
isin guzel yani, benim orda olduğum süre boyunca günün değişik saatlerinde ağırlanan değişik kesimlerin hepsine dahil olmuş olmamdır. hey gidi... :]
Arjantin Caddesi
Her gittiğimde "ulan bi dahakine nah şu kadar topuk giyicem,bi kova makyaj yapıcam,onu yapıcam bunu yapıcam"diye diye söylendiğim,15'lik çıtırların fink attığı,bana 1000 taktığı cadde.Kim büyük belli değil,olmaz böyle şey...
Ayrıca, üzerinde harcanan paralar toplansa isminin sahibi olan ülkeyi komple doyurabilir. böyle ironik bir caddedir güzel başkentimizde :]
Filistin Caddesi
İsmiyle müsemma olmayan, belediyelerin bir türlü fikir birliğine varamadığı için cadde mi sokak mı olduğu yıllarca muallakta kalan yerin adı.özellikle yazın bu cadde üzerinde bulunan cafelerde limonata içmek için saçına fön çektirip sağı solu kesen ablalar ve hepsi birbirine benzeyen rayban gözlüklü abiler görmeniz mümkündür.caddeye çektikleri son model ötesi arabalar bir süre sonra nasıl bir galeri haline dönüşüyorsa, sahipleri de bir o kadar aynı görüntüyü sergiliyorlar caddeye nazır mekanlarda.
Memur ve öğrenci şehri için çok çok fazla.....
Atakule
13 Ekim 1989 tarihinde Ankara'nın başkent oluşunun 66. yıldönümüne denk gelen günde 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından açılışı yapılan kulenin altında, Türkiye'nin ikinci ve Ankara'nın ilk Alışveriş Merkezi hizmet vermeye başlamıştır. Yapının adı bir yarışma sonucu belirlenmiştir. Atakule Alışveriş Merkezi, Ankara'da, döner restoranlı kulesi ile meşhur alışveriş merkezi. Çankaya semtinde, Cinnah Caddesi ile Çankaya Caddesi'nin kesiştiği, Zübeyde Hanım Meydanı'na cepheli konumdadır.
Bu resim önceden Ankaraya gittiğimde çekilmiştir. Atakule şu anda tadilatta çünkü....
Kurtuluş Savaşı Müzesi
I. TBMM Binası, 1920-1924 yılları arasında TBMM faaliyetlerinin gerçekleştirildiği bina. Ankara'nın Altındağ ilçesinin Ulus Meydanı'nda bulunan I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binasının inşaasına, 1915 yılında başlanmıştır. İlkin İttihat ve Terakki Cemiyeti kulüp binası olarak tasarlanmış binanın planı evkaf mimarı Salim Bey tarafından yapılmış, inşasına ise kolordunun askeri mimarı Hasip Bey nezaret etmiştir.
Türk mimari stilinde olan iki katlı binanın en belirgin özelliği duvarlarında Ankara taşı (Andezit) kullanılmış olmasıdır.
Meclisin, 23 Nisan 1920'de bu binada toplanması kararlaştırıldığında henüz bitirilmemiş olan bina, milli bir heyecanın eseri olarak milletin katkısıyla tamamlanmıştır.
Atatürk'ün doğumunun 100. yılını kutlama programı çerçevesinde, 1981 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından restorasyon Ve teşhir-tanzim çalışmaları sonucu 1981 yılında "Kurtuluş Savaşı Müzesi" adıyla yeniden ziyarete açılmıştır.
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi binası olarak kullanılan cumhuriyetin ilk yönetim merkezi hem hükumetin, hem de devletin yönetildiği bir yerdir. Dönemindeki meclis hükumeti anlayışının da bir sonucu olan bu biçim aynı zamanda savaş şartlarının ağır koşullarından da kaynaklanmaktadır. Kurtuluş Savaşı Müzesi içerisinde günümüzde Bakanlar Kurulu odası gibi hükumet çalışma odaları halen muhaza edilmektedir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi
Ankara’da ilk müze, Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından 1921 yılında kalenin Akkale olarak isimlendirilen burcunda kurulmuştur. Bu müzenin yanısıra Augustus Mabedi ile Roma Hamamında da eser toplanmıştır.
Başlangıçta sadece Hitit dönemine ait eserlerin sergilendiği müze, daha sonra diğer uygarlıklara ait eserlerle zenginleşmiş ve Hitit Müzesi olmaktan çıkıp, Anadolu Medeniyetleri Müzesi haline gelmiş. Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan bu müzede, Paleolitik Çağdan başlayarak günümüze kadar Anadolu arkeolojisi sergilenmekte.
Anıtkabir
Anıtkabir dört bölüm ile inşaa edilmiştir;
Birinci Kısım İnşaat: 1944-1945
Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını kapsayan birinci kısım inşaata 9 Ekim 1944 tarihinde başlanmış ve inşaat 1945 yılında tamamlanmış.
İkinci Kısım İnşaat: 1945-1950
Mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapılmasını kapsayan ikinci kısım inşaat 29 Eylül 1945 tarihinde başlamış, 8 Ağustos 1950 tarihinde tamamlanmış.. Bu aşamada inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre, temel basıncının azaltılması göz önünde tutularak, anıt kütlesinin 'temel projesinin' hazırlanması kararlaştırılmış. 1947 yılı sonuna kadar mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlanmış ve her türlü çöküntüleri engelleyecek olan 11 metre yüksekliğinde betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına gelmiş.
Giriş kuleleri ile yol düzeninin önemli bir kısmı, fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü tamamlanmış.
Üçüncü Kısım İnşaat: 1950
Anıtkabir üçüncü kısım inşaatı, anıta çıkan yollar, aslanlı yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması, lâhit taşının yerine konması ve tesisat işlerinden oluşmuş.
Dördüncü Kısım İnşaat: 1950-1953
Anıtkabir'in 4. kısım inşaatı ise şeref holü döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını kapsıyordu. Dördüncü kısım inşaat 20 Kasım 1950 tarihinde başlamış ve 1 Eylül 1953 tarihinde bitirilmiş.
Kocatepe Camii
Mimar Sinan'ın geliştirdiği mimari üsluba bağlı kalınarak inşa edilen Kocatepe Camii'nin ana mekânı 4 fil ayağı üzerine oturan bir merkezi kubbe ile dört yarım kubbeden oluşur. Caminin 88 m uzunluğunda 4 minaresi var. Minarelerin şerefelerine hem asansörle hem de merdivenle çıkılır. Camideki yazılar Hamit Aytaç ve Mahmut Öncü tarafından, konferans salonundaki yazılar ise Emin Barın tarafından yazılmış. Caminin halı desenleri Afyon Ulucamii'ndeki halı desenleri göz önüne alınarak hazırlanmış. Caminin avizeleri, mihrabı, minberi, kapıları, çinileri ve mermerleri özel olarak tasarlanmış ve ince bir işçilikle yapılmış. İç tezyinatta Klasik Osmanlı Mimarisi örnek alınmış, malzeme olarak çini, mermer, sarı maden, altın varak ve özel boyalar kullanılmış.
Ankara Zafer Anıtı
“Yenigün” adıyla da bilinen anıt, Anıtkabir inşa edilinceye kadar, Ankara’nın devlet merasimlerinin yapıldığı resmi olmayan simgesi olarak işlev görmüş.
Atatürk, anıtta asker kıyafetleri içinde, -adını zafer kazanılan savaşın yapıldığı meydandan alan – “Sakarya” isimli atının üzerinde gösterilmiştir. Başkumandan, at üzerinde hücuma geçmiş bir asker olarak geleneksel pozda değil; ileriyi gören bir önder olarak canlandırılır.
Kaide üzerinde yer alan ve anıtı izah eden dört kitabe, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna ilişkin askeri ve siyasi koşulları hatırlatır. Kaideyi çeviren kuşak üzerinde Atatürk'ün şu vecizesi alıntılanmıştır:
"Türk Milleti, muzaffer istihlâs ve istiklâl cidalini ve muazzam asrî inkılâplarını, en mânidar bir remz ile, en iyi ifade edebilecek şekli, yukarki hakiki timsalde bulur. Başkumandan Gazi Mustafa Kemal"
Kaidenin ön tarafında Namık Kemal'in Vatan Mersiyesi’nden Atatürk'ün hafifçe değiştirerek alıntıladığı bir satır yer alır: "Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.";
Sağ tarafında ''Düşman ordusunu vatanın harimi ismetinde boğarak, behemahal naili halâs ve istiklâl olacağız. 6 Ağustos 1919" vecizes; sol tarafında "Düşmanın anâsırı asliyesi imha edilmiştir. Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri. 1 Eylül 1922." nidâsı bulunmaktadır.
Kızılay
Kızılay Meydanı'nı bünyesinde barındıran semt ismini, 1970'li yılların başında yıkılıncaya kadar mevcut bulunan, Kızılay meydanının hemen yanı başındaki, Kızılay Merkez binasından almıştır. Konumu itibariyle ulaşımı çok kolay olan Kızılay'dan Ankara'nın her tarafına toplu taşıma araçlarıyla ulaşılabilir. Metro ve Ankaray'ın merkezi olan semtte dolmuş ve otobüs olanakları da vardır. Kızılay Ankara'nın kalbi konumundadır. Kültür ve eğlence aynı zamanda alışveriş merkezidir. Ünlü Kızılay Meydanı ile ünlenmiştir.
Sakarya Caddesi
İşte Kızılay'ı Kızılay yapan iki sokaktan biri ''Sakarya Caddesi''.... Alışverişin ve insan akımının bolca cereyan ettiği Sakarya Caddesi Kızılay Meydanının bir alt sokağı. Mağazalar ve cafeleri ile gayet keyifli zaman geçirebileceğiniz caddede asıl olarak eğlenmek istiyorsanız belediyenin önünde 17.00'dan sonra gelen sokak çalıgıcılarını bekleyeceksiniz :]
Barları,çiçekileri ve balıkçıları meşhur olan Sakarya Caddesi, Ankara Gençlerinin en uğrak adreslerinden biri...
Karanfil Sokak
Kızılay Meydanından Ziya Gökalp Caddesine, Emek İşhanı (gökdelen) yanından girer ya da Metronun Karanfil çıkışından Kızılay’a çıkarsanız, Karanfil Sokak sizi kucaklar ve alır götürür apayrı bir dünyalara.Hemen solunuzda kitapçılar bulunur. Her konuda ve her fiyattaki kitapların yanısıra bütün kırtasiye malzemelerinizi de buradan temin edebilirsiniz.